Sayfayı FaceBook'ta Paylaş

    Medya Çocuk Şiddeti 3

    Paylaş
    avatar
    Hannah Montana
    Moderatör
    Moderatör

    Aktiflik :
    680 / 999680 / 999

    Ruh Hali : 10
    Mesaj Sayısı : 158
    Forum Puan : 291
    Rep Puanı : 0
    Kayıt tarihi : 28/07/10

    ads Medya Çocuk Şiddeti 3

    Mesaj tarafından Hannah Montana Bir Salı Ağus. 03, 2010 4:06 am

    Medya Çocuk Şiddeti 3

    DÜNYA
    NELER YAPIYOR? Mısır, İsrail, Çin, Almanya, Fransa, Hollanda, Amerika,
    Kanada, İngiltere gibi ülkelerin sadece çocuklar için yayın yapan çocuk
    kanalları mevcut. İngiltere örneği üzerinden gidecek olursak bu ülkede
    tam 22 adet çocuk kanalı var

    DÜNYA NELER YAPIYOR?Mısır, İsrail, Çin, Almanya, Fransa, Hollanda, Amerika, Kanada, İngiltere gibi ülkelerin sadece çocuklar için yayın yapan çocuk kanalları mevcut.İngiltere
    örneği üzerinden gidecek olursak bu ülkede tam 22 adet çocuk kanalı
    var. Bunlardan iki tanesi devlet kanalı olan BBC`ye ait. BBC bu
    kanalların birinden okul öncesi çağı çocuklar için diğerinden okul çağı
    çocuklarına yönelik yayın yapmaktadır. BBC`nin yetişkinler için olan
    kanallarında, akşam yayınlanan programların tanıtımları (fragmanları)
    iki türlü hazırlanıyor. Bunlardan birincisi şiddet sahnelerinin olmadığı
    tanıtımlar. Bunlar gündüz kuşağı içinde yayınlanırken yetişkinler için
    olan tanıtımlar ise daha geç saatlerde, sadece yetişkinlerin izleyeceği
    saatlerde yayınlanıyor.Bizde de uygulamaya giren
    etiketleme (labelling) sistemi programların içeriğinin hangi kategoriye
    ait olduğunu gösteriyor. 18 yaş üstü, genel izleyici, şiddet vb.
    işaretler program yayınlanmadan önce gösteriliyor. İngiltere ve bazı Avrupa
    ülkelerinde bu uygulama daha ayrıştırılmış şekilde uygulanıyor. Mesela G
    (general) genel izleyici, P (for pre school children) okul öncesi, PG
    (paren tel guidance) ailenin rehberliğinde, M 15 yaş yukarısı, AV (adult
    violence ) yetişkin şiddet vb. uygulamalar görülmektedir. Bizde
    uygulamanın daha belirgin ve sesli yapılması, ebeveynlere yönelik
    bilginin ve eğitimin artırılması gereklidir.Tüm bu
    önlemler dâhilinde, İngiltere`de büyük çoğunluk saat 21.00`den önce
    yayınlanan programların çocuklara uygun olduğunda hemfikirdir. Çünkü bu
    durum birkaç kurul tarafından denetleniyor.İngiltere`de
    programlar için G (guidance) rehber ikonu koyuyorlar. Bu ikonlar
    programın içeriğini anlatıyor. Ebeveynler de buradan içeriğe bakıp
    hareket ediyor. Bazı kanallar ise 18 yaş yukarısı için seyirciye özel
    yayın yapıyorlar fakat bunu imzalı bir sözleşme ile garantiliyor.
    Bilgisayarlarda ise ebeveynlerin filtreleme imkânı var, böylece aileler
    istenmeyen sitelere giriş izni vermiyorlar.Ancak tüm bu
    etiketleme yöntemleri bile yetersiz kalabilmektedir. Şiddeti önleyici
    logolar, bazen genç izleyicilere çekici bile gelebilmektedir. Burada
    ailelere, okullara, eğitmenlere, medya profesyonellerine çok iş düşüyor.Bütün
    bu önlemlere rağmen teknolojiyle beraber yeni tedbirlere de ihtiyaç
    duyuluyor. Programların geç saatte yayınlanmasının artık pek de anlamı
    yok çünkü İnternet`te tüm programlar mevcut. İzleyici her saatte
    dilediği programı izleme imkânına sahip. BBC, çocukların İnternet`te her
    şeyi seyretmesini önlemek amacıyla, PIN kodu uygulamasını başlatmıştır.
    Diğer bir tedbir ise her program başlamadan önce içeriğiyle ilgili
    sözlü bilgilerin aktarılması (G dışında).İngiltere`de
    ebeveynlerin ve gençlerin bilgilendirilmesi ve yönlendirilmesi daha çok
    radyolar vasıtasıyla yapılıyor. Çünkü radyo İngiltere`de çok yaygın
    olarak kullanılan bir iletişim aracıdır. Sadece müzik programları
    yayınlamıyorlar, eğitim programları daha çok radyolar üzerinden
    yapılıyor.Değişik önlemler deneyen ülkelerden biri de
    Almanya`dır. Örneğin, Almanya`da çocuk programlarını denetleyen bağımsız
    ve gönüllü çalışan bir kurul var. Bu kurul sadece televizyoncular ve
    hukukçulardan değil, aynı zamanda pedagog, ev kadınları, eğitimci ve
    çocuklarla ilgilenen her kesimden temsilcilerden oluşuyor. Yaptırımları
    çok güçlü olmasına rağmen bazen reklam verenler cezayı kanala önceden
    ödeyebiliyor. Örneğin, canlı bir yayında bir intihar sahnesi
    yayınlanarak reytingler alt üst edilmiş. Bu kurulun ciddi bir yaptırımı
    olmasına rağmen; bu paranın önceden kanala ödendiği ortaya çıkmıştır.NE TÜR ÇÖZÜMLER ÜRETİLEBİLİR?Sonuç
    olarak uyuşturucu ve bağımlılık yapan ilaçlardan nasıl kaçınılması
    gerekiyorsa şiddet içeren medyadan da aynı derecede kaçınılmalı. Her
    şeye bu kadar kolay ulaşılırken çocuklarımızı uygun olmayan
    programlardan nasıl koruyalım?Aslında bizde de bazı kurallar mevcut. Şöyle ki; Türkiye` de 13 Nisan 1994 tarihinde, 3984 sayılı “Radyo ve Televizyonların Kuruluş
    ve Yayınları Hakkındaki Kanunâ€�un radyo ve televizyon alanına yapılan
    düzenleme tatmin edici değilse de Türkiye`de kitle iletişim
    araçlarındaki şiddeti ilk kez gündeme getirip önlemeye yönelik çaba
    alması bakımından önemlidir. Söz konusu kanunun “yayın ilkeleriniâ€�
    belirleyen 4. maddesinin “gâ€� bendinde şöyle bir ifade yer alıyor:
    “Toplumu şiddet, terör ve etnik ayrımcılığa sevk eden ve toplumda
    nefret duyguları oluşturacak yayınlara imkân verilmemesi ilkesi...â€�RTÜK
    yönetmeliğinin 7. maddesinde, “Yayınlarda insanların ıstırapları,
    acıları, yaşadıkları felaketler, ölüm anları ve benzeri durumlar duygu
    sömürüsüne yol açacak, korku yaratacak veya izleyicileri dehşete
    düşürecek biçimde verilemeyeceğiâ€� şeklinde hüküm yer alır.Medyanın,
    toplumun olumsuz yönde etkilenmesini önleme görevini üstlenmesi
    gerekmektedir. Yayınlarda ilgi çeken kişi veya karakterler, çocuk ve
    genç izleyicileri özendirerek onların duygusal, ahlaki ve sosyal
    gelişmelerini olumsuz yönde etkileyebilecek biçimde gösterilmemeli,
    çocukların fiziksel, duygusal istismarını ya da çocuk emeğinin
    sömürüsünü özendirecek yayınlar yapılmamalıdır. (Yayıncıların
    Sorumlulukları Madde 12).Yukarıda sözü edilen önlemler
    yeterli olamamakta, yeni tedbirlere ihtiyaç duyulmaktadır. Bunun için de
    aşağıda söz edilecek tedbirler alınabilir:Pek çok ilde faaliyette olan Rehberlik ve Araştırma Merkezleri(RAM) desteklenmeli ve bu merkezlerde çalışan uzmanlara bu konuda daha fazla eğitim verilerek donanımları artırılmalı.RAM`lar kullanılarak ailelerin bu konuda bilinçlendirilmesi sağlanmalı.Okullardaki
    rehber öğretmenlerin gelişmesini sağlamak amacı ile kurulan ve onlara
    eğitim veren YÖRET gibi vakıfların çalışma sonuçları daha fazla dikkate
    alınmalı.Daha fazla çocuk kanalının açılması teşvik
    edilmeli. Şu anda Türkiye`de yerli 2 çocuk kanalı bulunmamaktadır.
    Kanallar, gün içerisinde belli saatlerde çocuk kuşakları yapmaktadır.
    Yabancı menşeli Baby TV 03 yaş grubuna hitap etmektedir. Jetix ve Nickelodeon yine yabancı menşeli olup çizgi film ağırlıklı bir kanaldır. Kanal D Çocuk Turksat`tan
    yayın yaptığı için henüz kolay ulaşılan bir kanal değildir ve eski
    programlarını tekrar yayınlamaktadır. Bunların hepsi kablolu TV`de olup
    tüm çocukların rahatlıkla ulaşabileceği bir özelliğe sahip değildir.Tüm
    kanallarda yayınlanan çocuk programlarının denetimi için ayrı bir üst
    kurul oluşturulmalı. Bunun için özel kanal ve kamu kanalı kaygıları bir
    yana bırakıp ortak tavır sergilenmeli. Böyle bir kurulun yaptırımları
    her kanal için geçerli olmalı. Bir kanalın çocuklara eğitim amaçlı
    yapmaya çalıştığı bir çocuk programının tam karşısına, reyting kaygısı
    ile dizi ya da kadın programı konulmamalı. Her kanalın programları bu
    kurul tarafından denetlenmeli. En önemlisi de çocuk programları
    reytinglere dâhil edilmemeli. Çünkü bu kaygı ile bir kanal ucuz ve
    niteliksiz bir çizgi film ya da yabancı yapım koyarken karşısındaki
    kanal reyting kaygısı ile istese de nitelikli bir program koyamıyor.Özel
    kanalların çocuk kuşağında yayınladıkları çocuk programlarının
    kalitesine dikkat edilerek önlemler alınmalı (programlarda pedagogların
    danışman olarak kullanılması zorunluluğu getirilmeli, bu zorunluluk
    sadece kâğıt üzerinde kalmamalı, yönetmen, senarist ve yapımcıların
    çocuk konusunda tecrübeli insanlar olmasına muhakkak dikkat edilmeli.).Sadece
    çocuk programlarının yayınlandığı saatte değil, çocukların uyanık
    olduğu saatlerde yayınlanan reklamların, çocuk ruh sağlığına zarar
    vermeyecek nitelikte olmasına dikkat edilmeli. Gerekirse Reklam Verenler
    Derneğinin açıkladığı üzere, şiddet içerikli dizilere hatta haber
    bültenlerine reklam verilmemesine destek sağlanmalı.Reklamlarda
    çocukların meta olarak kullanılması konusunda acil tedbirler alınmalı.
    Çünkü bu reklamların seyircisini de büyük oranda çocuklar
    oluşturmaktadır.Çocukların uyanık olduğu saat dilimlerinde
    yayınlanacak fragmanların (tanıtım) özenle kurgulanması, mümkün olduğu
    kadar şiddet sahnelerinin olmadığı ikinci fragmanların hazırlanması, ana
    fragmanın saat 20.30`dan sonra yayınlanması sağlanmalı.Çocuk ve medya konusunda ebeveynlere yönelik uyarıcı, öğretici bazı kısa filmler, tanıtımlar ve sloganlar yayınlanmalı.Özellikle yazılı ve görsel medya haberlerinde, çocukların teşhir edilmemesi sağlanmalı.Haberlerde
    geçen şiddet sahnelerinden önce “Çocuğunuza İzletmeyin!â€� ibareleri
    sözlü ve yazılı olarak yer almalı. Saat 20.00`den önce yayınlanan
    haberlerde şiddet sahnelerinin yer almaması sağlanmalı. Aslında haberler
    gün içinde saat 20.00`den önce olmamalı ve haberler reytinglere
    alınmamalı. Çünkü haberler reytinglere dâhil edildiği ve reklam aldığı
    sürece ezeli bir rekabetle yer alacak. Böylece her türlü şiddet
    görüntüsü de haberlere malzeme olmaya devam edecektir.Erken
    saatte yayınlanan haberlerde; acı çeken, savaşta yaralanan veya ölen
    insanların görüntüsü yer almamalı. Savaş sonucu ölen çocuklar
    anlatılmalı, ancak savaş şova dönmemeli. Ölüm ve savaş sıradan bir şeye
    dönüşmemeli, kanıksanmamalı.Yetişkin için hazırlanmış
    hiçbir program çok masum görünse bile gündüz saatlerinde yayınlanmamalı.
    Kullanılan uyarı işaretleri, tek başına hiçbir şey ifade etmez. Zira
    çocuğun ayakta olduğu saatte 15 yaş yukarısı diye uyarı yapıp yayına
    devam edildiği takdirde, 15 yaşından küçük izleyici oturup bu programı
    izleyecektir.Prime time denilen, kanallar için en değerli
    kabul edilen saatlerde çocuk izleyici de ayakta olduğu için onun da bir
    seyirci olduğu unutulmadan, ona da hitap edecek programlar yayınlanmalı.
    Bu durum kanalın çocuğa verdiği değeri de gösterecektir.Çocuk programlarında, şiddetin komik ögelerle ve mizansenlerle süslenerek önemsizmiş gibi gösterilmesinden kaçınılmalı.Çocukların
    odasından televizyon ve bilgisayarların çıkarılması gereklidir. Hem
    aile içi iletişimi artırmak hem de uygun olmayan program ve sitelere
    girişe zamanında müdahale edebilmek için bu olmazsa olmaz bir şart
    olarak kabul edilmeli. Aksi takdirde ebeveynin kontrol edebilme şansı
    azalıyor.Şiddetin nedenleri ve sonuçları ile ilgili
    vakaların uzmanlar eşliğinde hazırlanacak mini dramalar şeklinde
    canlandırıldığı tartışma programları hazırlanmalı (Psikolog Üstün Dökmen`in hazırlayıp sunduğu “Küçük Şeylerâ€� programı örneğinde olduğu gibi).Televizyon,
    İnternet, bilgisayar oyunları gibi materyallerin çocuklarca kullanımı
    karşısında yetişkinlerin dikkatsizliği ve kayıtsızlığı, duygusal anlamda
    çocuklara kötü davranmak ve onları hırpalamakla aynı şekilde ele
    alınmalıdır. Bu konuda ciddi tedbirler alınmalıdır.Bu
    konuyla ilgili üniversitelerde daha fazla tezin ve araştırmanın
    yapılması teşvik edilmeli (çocuk ve medya konusunda YÖK listelerinde
    sadece üç adet teze rastlanmıştır). RTÜK`ün web sayfasında ciddi ve
    güzel hazırlanmış araştırmalara yer verilmektedir. Bunlardan uygulamada
    da yararlanılmalı.Acilen “eleştirel medya
    okuryazarlığıâ€� geliştirilmeli. İlköğretim okullarında ders olarak
    okutulmalı. Medya okuryazarlığı; yazılı ve yazılı olmayan farklı
    formatlardaki (televizyon, video, sinema, reklamlar, İnternet vb.)
    iletilere erişim, onları çözümleme, değerlendirme ve iletme yeteneği
    olarak tanımlanmaktadır. Geleneksel kitle iletişimi araştırması ile
    pedagojik araştırma arasında yer alan medya okuryazarlığının anahtar
    kavramları arasında; iletişim ve medya (kültür, toplumsallaşma ve kitle
    iletişe çocuk ve gençlik kanalına dönüştürülerek ailelerin daha güvenle
    izlettirebilecekleri bir kanalın olması sağlanmalı (BBC örneğinde olduğu
    gibi).


    _________________________________________________
    avatar
    Perfect
    Moderatör
    Moderatör

    Aktiflik :
    700 / 999700 / 999

    Ruh Hali : 78
    Mesaj Sayısı : 233
    Forum Puan : 416
    Rep Puanı : 3
    Kayıt tarihi : 30/07/10

    ads Geri: Medya Çocuk Şiddeti 3

    Mesaj tarafından Perfect Bir Salı Ağus. 03, 2010 4:09 am

    Sağol. Smile
    avatar
    Icarly
    Altın Üye
    Altın Üye

    Aktiflik :
    410 / 999410 / 999

    Ruh Hali : 45
    Mesaj Sayısı : 150
    Forum Puan : 232
    Rep Puanı : 3
    Kayıt tarihi : 29/07/10
    Karakteri : Miranda Cosgrove

    ads Geri: Medya Çocuk Şiddeti 3

    Mesaj tarafından Icarly Bir Salı Ağus. 03, 2010 4:13 am

    Şaka gibi Smile

    Sponsored content

    ads Geri: Medya Çocuk Şiddeti 3

    Mesaj tarafından Sponsored content


      Forum Saati Paz Mayıs 28, 2017 1:27 am